HABERLER
MENOPOZ DÖNEMİNDE VAJİNAL KURULUK VE İDRAR KAÇIRMA

Menopoz Döneminde Vajinal Kuruluk ve İdrar Kaçırma

Kadınlarda yumurtalıklardaki hormon üretiminin durması ile birlikte adet döngüsü biter ve kadın Menopoza girer.

Ülkemizde ortalama menopoz yaşı 48-49 civarıdır.

Menopozdan sonraki evrede kadının vücudunda birçok değişiklik olur:

*Adet döngüsü durur.

*İlk dönemler ani hormon azalmasına bağlı ateş, terleme, sıkıntı,  sinirlilik ve uyku bozuklukları görülebilir.

*Metabolizma yavaşladığı için özellikle abdominal tipte  (Göbek bölgesinde)  kilo alımı olur.

*Libido (cinsel istek) azalması yaşanabilir.

*Uzun dönemde ise Estrojen Hormonu eksikliğine bağlı olarak;

    -Kemik erimesi.

    -Kalp hastalıklarında artış gibi riskler ortaya çıkar.

Menopozun birde çok dillendirilmeyen bazı etkileri vardır ki belki de kadının günlük yaşantısını en çok bunlar bozar:

Menopozdaki   ‘Estrojen ‘ hormonu yokluğunda genital ve idrar yollarındaki doku beslenmesi bozulur ve vajinal dokuda incelme görülür. Bir süre sonra vajinada kuruluk,  yanma, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar ve idrar kaçırma problemleri eklenir. Özellikle vajinadaki kuruluk   (Vajinal Atrofi ) nedeniyle cinsel ilişki sırasında yanma, acıma, hissiyat kaybı ve hatta lekelenme ve kanamalar olmaya başlar. Bu nedenle kadın cinsel ilişkiden kaçınmaya başlar. Bu da kadının özel yaşantısını ve partneriyle olan iletişimini bozar.Yine üriner sistemde hormon eksikliğinden etkilendiği için özellikle İdrar çıkış kanalı olan üretrada  atrofiye bağlı doku kaybı ve   sonuçta   idrar yaparken yanma, sık idrar yolları enfeksiyonu ve idrar tutmada güçlük ortaya çıkar.Kadın öksürürken ve ya hapşırırken idrar kaçırmaya başlar,tuvalete yetişememe hissi oluşur.

Menopoz sonrası görülen Vajinal Kuruluk ve İdrar Kaçırma problemleri için tedavi seçenekleri nelerdir?

Günümüzde Lazer teknolojilerinin Vajinal alanda da kullanılmasıyla menopoz sonrası görülen kuruluk ve idrar kaçırma problemlerinde çok yüzgüldürücü sonuçlar alınmaya başlamıştır.

Vajinal Lazer uygulamaları poliklinik şartlarında, ağrısız ve kısa sürede yapılabiliyor olmasıyla oldukça avantajlı tedaviler arasına girmiştir.


Eklenme Tarihi: 18 Kas 2019