Serebral Palsi Merkezi

Serebral Palsi; beynin oksijensiz kalması sonucu oluşan, ilerleyici olmayan, vücutta hareket bozukluğuna sebep olan nörolojik bir durumdur. Hamilelik döneminde, doğumda veya doğum sonrası erken dönemde görülebilir. Erken ve zor doğumlar, hamilelik sırasında sigara ve alkol kullanımı, enfeksiyonlar ve travma; Serebral Palsiye sebep olan başlıca faktörlerdendir. Serebral Palsi sonucu; beyin ve kaslar arasındaki iletişimin bozulması sebebiyle çocuklarda kas tonuslarında artma veya azalma, görme ve konuşmada bozukluklar, yürüme bozuklukları, vücutta istem dışı hareketler, duyu kayıpları, şekil bozuklukları ve deformiteler, solunum problemleri, koordinasyon bozuklukları gibi semptomlar görülebilir. Serebral Palside en büyük amaç çocukta bağımsız hareket ortaya çıkarmak ve deformite oluşumunu engellemektir. Doğru bir nörolojik değerlendirme ve tedavi ile birçok problemin önüne geçmek mümkündür. Çocuktaki fonksiyon kaybına ve çocuğun fizyolojik durumuna göre birçok tedavi seçeneği mevcuttur. Germe ve güçlendirme egzersizleri, uzay terapi, duyu bütünleme, robotik rehabilitasyon, denge çalışmaları ve pozisyonlama eğitimleri sık kullanılan tedavi yöntemlerindendir. Ayrıca spastite cerrahisi Slektif Dorsal Rizotomi (SDR) ve Kas İçi Botox uygulamaları etkin tedavilerdendir.

Duyu Bütünleme

Duyu bütünleme; kendi vücudumuzdan ve çevreden gelen duyuların işlenerek vücudumuzun bu uyarılara uygun hareket ve cevap ortaya çıkarmasını sağlayan nörolojik bir tedavidir. Görme, işitme, tatma, koklama ve dokunma duyumuzun yanında propriosepsiyon ve vestibüler duyu dediğimiz 2 önemli duyumuz daha vardır. Propriosepsiyon duyusu bize vücut parçalarımızın pozisyonu, konumu ve birbirleriyle ilişkisi hakkında bilgi verirken verstibüler duyu bireyin yer çekimi ile olan ilişkisini oluşturur. Vestibüler duyumuz sayesinde hangi yöne hangi hızla hareket ettiğimizi anlarız.

Çocukların çoğunda duyu bütünleme çocukluk çağında edinilen deneyimlerle gelişirken Serebral Palsili çocuklarda beyin hasarı sonucu çocuk uyarılara gerekli cevabı oluşturmada zorlanır. 

Çocuklarımızda duyu bütünleme problemi olduğunu nasıl anlarız?

  • Çocuğumuz bazı kıyafetleri giymek istemiyor, değişik yüzeylere dokunmakta zorluk yaşıyorsa
  • Ani seslere ve hareket değişimlerine fazla tepki veriyorsa
  • Sürekli hareket halindeyse ya da harekete geçmekte zorlanıyorsa
  • Dikkati kolay dağılıyorsa
  • Kendini sakinleştiremiyor sürekli huysuzluk halindeyse 
  • Akademik becerilerde gerilik yaşıyorsa, çocuğunuzda duyu bütünleme problemi yaşanıyor olabilir. Bu durumda gerekli duyu bütünleme eğitimini almış bir fizyoterapiste danışmanız faydalı olacaktır.

Duyu bütünleme tedavisinde terapist tüm duyuları değerlendirerek gerekli duyuya yönelik tedavi oluşturur. Tedavi duyunun işlenmesini, vücut farkındalığı edinilmesini ve motor planlamanın geliştirilmesini hedefler. Aile ile iş birliği içerinde kalarak çocuğa uygun aktiviteler belirlenir. Çocuk seviyesine göre düzenlenen oyunlarla oynarken aynı zamanda doğru bir duyu işleme sürecinden geçiyor olacaktır. Çocukta artmış aktivite varsa ve kendini sakinleştirmede zorluk yaşıyorsa; balon şişirme, üfleme, bir örtüye sararak kendini oradan kurtarmasını isteme, yavaş ve ritmik sallanma gibi aktiviteler uygulanabilir. Bunun tam tersi çocuğunuz hareket etmek istemiyor ve motor planlama problemi yaşıyorsa; bir kutuya pirinçler fasulyeler doldurarak sevdiği bir oyuncağı onların arasına saklayıp bulmasını isteme, zıplama, tırmanma ve atlama gibi çocuğu harekete geçirecek aktiviteler yapılabilir.

Serebral Palsi'de Robotik Rehabilitasyon

Robotik rehabilitasyon; sanal gerçeklik ile normal yürüme paternini beyne adapte ederek kişinin yürüyüş paternini normal hale getirmeye çalışmak, denge ve koordinasyon sağlamak amacı ile kullanılan bir sistemdir. Robotik rehabilitasyonda gerekli giysiler giydirilerek güven hissi sağlanır.

Robotik rehabilitasyonda kişi ayak bileği, diz, kalça ve gövdesinden desteklenmektedir. Gerekli açılar sağlanarak yürüme sağlanır.

Serebral Palsili kişilerde yeterli kas gücü olmadığından dolayı diz ve kalça bükülmesi zor olduğu için Robotik rehabilitasyon kullanılabilir. Sanal gerçeklik sayesinde çocuk normal zeminde yürüyor gibi hisseder ve ekrandaki oyunlar sayesinde egzersize aktif kalıtım sağlar. Robotik rehabilitasyonda kişinin karşısına ayna konularak kişiden kendini aktif düzeltmesi istenir. Bu sayede kişi daha iyi gövde kontrolü sağlar. Gerekli tedaviye ek olarak Robotik rehabilitasyon uygulanmalıdır.

Serebral Palsi'de Selektif Dorsal Rizotomi

Serebral Palsi veya diğer adıyla beyin felci; çocukta beyin gelişiminin devam ettiği özellikle ilk iki yılda merkezi sinir sisteminin gelişiminin etkilenmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilir. Beyinden kaslara komut gönderen ve vücuttan beyne bilgi toplayan duyu iletim sistemi bozulduğu için çocuklarda hareket ve koordinasyon bozukluğu gelişir. Beyindeki hasar ilerleyici değildir ama hastalığın çocuktaki etkileri çocuk büyüdükçe daha iyi anlaşılır. Bazı çocuklarda zeka ve fiziksel gelişim etkilenebilir. Serebral Palsili çocukta beyindeki etkilenim yerine göre genelde değişik türde istemsiz hareketler ve kasılmalar görülür. En sık karşılaştığımız türü, kas tonusunun aşırı artarak kasılmalara ve eklem sertliğine neden olduğu Spastik Serebral Palsidir. Bu çocuklarda kasılmalar gittikçe artar ve rehabilitasyonu güçleştirir. Kasılmalar nedeni ile tedavide ilerlemesi duran Serebral Palsili çocuklar, spastisite cerrahisi açısından değerlendirilmelidir. Özellikle gövde kontrolü olan ve zekasında gerilik olmayan çocuklar Selektif Dorsal Rizotomi (SDR) dediğimiz cerrahi yöntemden çok fayda görür. Biz Selektif Dorsal Rizotomi cerrahisinde bel seviyesinde omurilik sinirlerini açarak bacaklarda kasılmalara neden olan duyusal sinirleri ayıklıyor ve kesiyoruz. Bu şekilde hastaların bacaklarındaki spastisiteyi önemli derecede azaltıyor ve ameliyat sonrası fizik tedavi ile bu çocukların yürümesini sağlıyoruz. SDR için en uygun yaş aralığı 3-6 yaş arasıdır. Uygun çocuklarda 10 yaşına kadar bu cerrahi uygulanabilir. Gövde dengesi iyi olan, kollarını kullanabilen ve ciddi zeka geriliği olmayan ama bacaklarda makaslama şeklinde kasılmaları olduğu için yürüyemeyen veya yürümekte zorlanan çocuklarda çok iyi sonuç alınır. 

Operasyon sonrası yeterli sürede ve uygun teknikle rehabilitasyon uygulamaları yapıldığında Bu çocuklar hak ettikleri bağımsızlık seviyesine ulaşabilirler. Ekibimizce geliştirilen ve Atlas Üniversitesi bünyesinde projesi devam eden Robotik Nörorehabilitasyon cihazlarımızla hem spastisite cerrahisinde hem de fizik rehabilitasyonda dünya standartlarının üzerinde sonuçlar alabiliyoruz.

Serebral Palsi'de Skolyoz Tedavisi

Skolyoz, omurganın üst veya alt bölgesinin eğriliği olarak tanımlanır. Bu eğrilik ‘C’ şeklinde veya ‘S’ şeklinde olabilmektedir. Serebral Palsi hastalarında skolyoz görülme oranı fazladır.  SP hastalarında skolyoz, erken yaşta başlar ve iskelet gelişimini tamamladıktan sonra da ilerlemeye devam eder. Hafif ve orta dereceli skolyoz eğriliklerinde fizik tedavi skolyozun gelişimi açısından önemlidir. Skolyoz tedavisi kişiye özel olmaktadır. Çünkü eğriliğin şekli ve derecesi kişiden kişiye değişmektedir. Hafif dereceli skolyoz tedavisinde kişiye özel fizik tedavi egzersizleri planlanır. Egzersiz, kas spazmlarından kaynaklı ağrıda azalma, eklem hareket açıklığında artış, güç ve dayanıklılıkta artış, dolaşımda düzelme ve gevşeme sağlar. Egzersiz hızlı büyümenin olduğu ergenlik döneminde yoğunlaştırılmalıdır. Orta dereceli skolyozlarda ise egzersizle birlikte korse tedavisi de başlar. Korsenin kullanımı günde 20-23 saat olmalıdır. Korse kullanımının sürekli ve düzenli olması etkili olması açısından önemlidir. Düzenli takip ve doğru tedaviyle hastaların yaşam kalitesinde artış sağlanır ve günlük yaşama uyum sağlamaları kolaylaşır. Merkezimizde hafif orta dereceli skolyoz hastalarına etkin fizik tedavi uygulanmakta, ileri skolyoz hastaları için skolyoz cerrahiside yapılabilmekte.

Serebral Palsi'de Uzay Terapi

Uzay terapi fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında özellikle son yıllarda gittikçe yaygınlaşan ve geliştirilerek kullanılan bir tedavi metodudur. Serebral Palsi, Spina Bfida, Hidrosefali, West Sendromu, omurilik yaralanmaları gibi birçok hastalıkta uzay terapi yöntemi kullanılabilir. Uzay terapide hastaya giydirilen özel kıyafet ve bu kıyafet üzerinde bulunan çeşitli noktalar ile kafes arasına tutturulan elastik halatlar sayesinde zayıf kaslarda yer çekimi azaltılarak hastanın hareketine yardımcı olunabileceği gibi direnç uygulanarak kas kuvvetlendirme de çalışılabilir. Fizyoterapistlerimizin eşliğinde Uzay terapi ile destekli şekilde ayakta durma, ağırlık aktarma, yürüme ve dengeyi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılabilir. Tedavide istenmeyen hareketlerin ortaya çıkması engellenerek istemli ve kontrollü hareketlerin ortaya çıkarılmasıyla doğru postür ve hareket paternleri yeniden inşa edilir.

Wii ile Denge Çalışmaları

Pediatrik rehabilitasyonda fonksiyona, harekete ve çocuğun potansiyelini optimal düzeyde kullanmasına odaklanan fizyoterapi yaklaşımları önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda teknoloji alanında kaydedilen ilerlemeler doğrultusunda yeni rehabilitasyon uygulamaları tanımlanmaya başlanmıştır. Bilgisayarlar tarafından yaratılan dinamik bir ortamda görev odaklı tekniklerle çalışma imkânı sunan sanal gerçeklik, wii fit tedavileri bu uygulamalardandır. Bu uygulamalar katılımcılarına gerçekmiş hissi veren, bilgisayarlar tarafından yaratılan dinamik bir ortamla karşılıklı iletişim olanağı tanıyan, üç boyutlu bir benzetim modelidir. Bu yöntem günümüzde üst ekstremite rehabilitasyonu, alt ekstremite fonksiyonel eğitimi, denge ve yürüme eğitimi alanlarında kullanılmaktadır. Hasta bilgisayara karşı verilen görevi yaparken, fizyoterapist oyun sırasında verdiği işitsel ya da görsel mesajlarla hastaları egzersize motive eder. Video bazlı oyunlar denge, koordinasyon ve üst ekstremite fonksiyonlarını geliştirmek amacıyla, hasta katılımını sağlayan, motivasyonu artırıcı ve eğlenceli çalışma özellikleri ile yeni tedavi yöntemi olarak yerini almaya başlamıştır.

Rehabilitasyonda sanal gerçeklik tedavi amacıyla kullanılan Nintendo Wii, denge, aerobik kapasite ve kas gücünü artırmak için tasarlanmış, kablosuz uzaktan kontrol edilebilir özellikte, denge tahtası ve görüntü ekranından oluşan, kişi ile bireysel çalışma imkanı sunan bir tedavi metodudur. Nintendo Wii; sistem konsolu, denge platformu, aktivite kontrolü sağlayan kumanda ve hareketlerdeki değişimi algılayan sensörden oluşmaktadır.

Hareket sensörü kişinin vücut hareketlerini ekrana yansıtırken üç eksenli bir ivme ölçer kullanır. Wii kumandası aynı zamanda temel ses ve titreşim geri bildirimi sağlar. Wii uzaktan takılan bir genişletme aygıtı (Wii Motion) tek ve çift eksenli jiroskop sayesinde daha doğru hareket yakalama ve karmaşık hareketleri daha doğru algılamayı sağlar. Denge platformu kişinin hareketini çevirmek için basınç sensörleri içerir. Aktiviteler sırasında ekranda oluşan geri bildirimler kişide otokontrol sağlar. Wii denge ve fitness geliştirmek üzere tasarlanmış eğlenceli yazılım/donanım oyun paketidir.

Rehabilitasyonda bireyi değerlendirme ve bireysel özelliklerine göre denge, ağırlık aktarma, el-göz-ayak koordinasyonu, alt ekstremitede propriosepsiyon gibi farklı alanlarda egzersiz yapmaya olanak sağlar. Nintendo Wii oyun konsolu tenis, golf, boks, bowling ve beyzbol gibi spor aktivitelerini içeren oyunlarının yanı sıra kayak, ip üzerinde yürüme, denge tahtası üzerinde yapılan aktiviteler ve kaleci olma gibi oyunları sayesinde daha spesifik çalışma imkanı sunar. Nintento Wii’nin tedavi amacıyla kullanılan oyunları fizyoterapist tarafından bireyin ihtiyaçlarına özgü seçilir.

Denge egzersizleri Wii denge tahtası üzerinde yapılır, kullanıcının ağırlık aktarmaları merkezi basınç sensörleri aracılığıyla hemen yansıtılır. Bir video monitör desteği, ayak tabanı basınç merkezinin yaklaşık konumu hakkında görsel geri bildirim verir. Wii Fit, düşük maliyetli olmasından dolayı pahalı denge kuvvet platformlarından oluşan sistemlere alternatif bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalar Wii denge tahtasının ayakta durmada yer çekimi merkezinin nereden geçtiğini ölçmek için yeterli bir araç olduğunu göstermiştir.